16 Aralık 2009 Çarşamba

2009'un en popüler Video'su

YouTube 2009'un en popüler video'larını şu adreste açıkladı. Buna göre 120 Milyon'dan fazla izlenme ile Yetenek Sizsiniz'in (Britain's Got Talent) müthiş sesi Susan Boyle açık ara ile birinci.

Susan Boyle'u Pitbull - I know you want me 82 milyonu aşan izlenme sayısı ile takip ediyor.

Ancak bu listede en hoş olan 37 milyonu aşan izlenme sayısı ile dişçiden dönen David'in müthiş performansı, "Bu gerçek yaşam mı?" diye sorduğu kısım ile herkesi kırıp geçiriyor.

1 Aralık 2009 Salı

Bu da Apple'ın yeni All in One'ı


Apple iMac 21.5 inch (Core 2 Duo) fiyatı ile (1.199 $) Vestel ile boy ölçüşemez belki ama kalitesi ile de Vestel'e öğretecek çok şeyi var. Örneğin kablosuz keyboard ve faresi nasıl bir ürün ile karşı karşıya olduğunuzu çok açık gösteriyor.

Veya enerji girişi ile diğer bağlantıların yerleştirildiği yerin ergonomisine bakınca bir fark olduğu anlaşılıyor.

Ne diyelim darısı bizim de başımıza.

Detaylı bir inceleme için şu adrese bakabilirsiniz.

23 Ekim 2009 Cuma

Vestel All In One PC


Artık masa üstü bilgisayarların yerini diz üstüler alıyor derken yeni bir trend tekrar masaüstüleri popüler hale getirmeye başladı. All in One PC olarak adlandırılan bu trende Sony, Dell, Acer, Lenova gibi bir çok markadan sonra Vestel'de katıldı.

Ayrı kasa ayrı monitör yerine tek bir LCD ekran içinde PC, Televizyon, monitör gibi tüm kavramları birleştirmek şeklinde özetlenebilir. Vestel firmasının denememiz için verdiği bu All in One PC ile ilgili izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım aşağıda.

Tüm sistem tek bir kutu içerisinden çıkıyor, kutu içeriğinde LCD ekran, masaüstü için ayağı, kablosuz klavye ve mouse, bunları bağlayabilmek için usb connect, tv için uzaktan kumanda ve adaptör çıkıyor. Önce nedenini anlamadığım sonradan kavradığım bir de usb uzatma kablosu var. Eğer duvara asmak isterseniz asma aparatını ayrıca almanız gerekiyor.

Maalesef kutudan çıkan dökümanlar pek yeterli değil ama hangi markanın ki yeterli ki? Buna rağmen kolayca (5-10 dakika) kurulabiliyor. Ancak klavye ve mouse'u kablosuz kullanmak pek kolay değil, sanırım toplam maliyeti ucuzlatabilmek için klavye ve mouse kalitesinden biraz fedakarlık yapılmış. Tüm sistem içinde en hayal kırıklığına uğradığım kısım zaten burası oldu. O kadar ki bir başka klavye ve mouse bulup testin gerisine bunlarla devam ettim.

19 inch bir ekran, 160 GB disk ve 2 GB bellek ile gelen cihazın içinde bir TV kartı ve hoperlör de var. Arkasında bir anten girişi ve dört usb yuva bulunuyor. Ayrıca bir de network bağlantısı için yer var. Ancak yine dahili olan kablosuz alıcı nedeni ile network kablosuna çok gereksinim duyulmayabilir.

Eksik olan tek şey CD drive gibi duruyor ama usb yuvaları sayesinde ister memory stick ister harici CD sürücü bağlamak mümkün. Intel atom işlemcisi ve 2 GB belleği son derece iyi bir performans sağlıyor cihaza. Ayrıca kablo karmaşasının yaşanmaması çok büyük bir rahatlık. Bu yönü ile hem masaüstü cihazların büyük ekran avantajını hem de dizüstü cihazların derli topluluğunu birleştirmiş. Bir kaç kez birilerine göstermek için fişden çekip kolumun altına alıp başka masalara kolayca taşıyabildim.

Kurumsal kullanımdan çok ev kullanımına daha uygun bir hava veren cihazı duvara astığınızda arkasında yer alan usb yuvalarına ulaşmak oldukca zorlaşıyor. Bu noktada kutudan çıkan usb uzatma kablosu son derece yararlı olabilir.

İstenirse beyaz ve/veya 22 inch olarak da alınabiliyor. Fiyatı 19 inch için 799 22 inch için ise 939 tl olarak duyurulmuş sitesinde. Eğer mutfağınıza veya oturma odanıza ikinci bir televizyon almaya niyetliyseniz az bir farkla bunu bilgisayara çevirmeniz bu fiyatlar ile çok mümkün veya benim gibi kablodan ve dizüstü sistemlerden nefret ediyorsanız ideal bir seçim olabilir.


13 Ekim 2009 Salı

Medya'da Twitter Çılgınlığı



Bir süredir medya’da bir twitter çılgınlığıdır gidiyor. Bir kısım twitterda kendine ‘yoldaş’ arıyor, bir diğer kısmı ise köşelerinde bunlara kızıyor. Kim doğru kim yanlış, medyada twitter ne için kullanılmalı, dünya ne için kullanıyor?

Önce bizimkiler: bir kısmı twitter’ı sms gibi görüyor anladığım, örneğin bir arkadaşına beni ara mesajını tüm takipçilerinin görebileceği şekilde gönderiyor, bazıları uyandığını, sütünü içtiğini yazıyor. Çoğunluğu dedikodu yapmak için kullanıyor. dedikodu dediysem bu meslektaşlarını çekiştirmek de olabiliyor, transferlere ilişkin haberler de olabiliyor. çok az bir kısmı da yazılarını veya programlarını reklam için kullanıyor.

Benim izlediklerim arasında en iyilerinden biri Serdar Turgut. Hem okuyucularının geri bildirimlerini toparlıyor, hem de yazılarına yönelik meraklandırıcı mesajlar geçiyor.

Peki bu işe girmeyip köşelerinden eleştirenler. Bunları pek anlayamıyorum, sanırım onlarda burada yapılanı anlamadıkları için eleştiriyorlar zaten. Kendi dedikodularının yapılmasına bozuluyorlar belki ama dedikodu yapılan yer zaten belirli sayıda kendini kaydettirmiş kişinin bulunduğu ortam. Eleştirdikce daha çok kişi merak edip sisteme dahil oluyor.

Bu arada twitter’ı aptalca bulma ülkemize özgü değil, Amerika’da yapılan küçük bir araştırmada 55 gazetecinin sadece 15’inin bir twitter hesabı olduğu görülmüş, olmayanların ortak görüşü twitter’ın aptalca olduğu yönündeymiş. tabii ki herkes twitter’ı istediği gibi kullanmakta özgür, ama özellikle medya’ya yönelik olarak şu amaçlar için de kullanılması tavsiye ediliyor.

  • Son dakika haberleri ortaya çıkarmak, belki saatler sonra internet sitelerine düşecek haberleri anında bir tweet’den öğrenmek ve belki de atlama bir haber yaratmak mümkün.
  • Söyleşilerde dinleyiciler ile interaktif bir ortam yaratmak, yapılan veya yapılacak söyleşilerde izleyicilerden uzun mesajlar almak yerine 140 karaktere sığmak zorunda olan sorular almak avantajlı olabilir.
  • Yayınlarınız hakkında geri bildirim almak, izleyenler mutlaka tepki veriyorlar, bu beğeniye ilişkin olabileceği gibi sadece imla hatalarınıza yönelik de olabilir.
  • İzleyici kazanmak, çok önem verdiğiniz bir yazınız veya programınız gürültüye gitmesin istiyorsanız iyi bir tanıtım mecrası olarak kulanılabilir.
Twitter hakkında kısa bazı istatistikler de aktarmak istiyorum.

  • Kabaca 1 milyar dolar değer biçiliyor twitter’a.
  • Aylık büyüme hızı 8 milyon kullanıcı.
  • Toplam kullanıcı 50 milyondan fazla.
  • Kullanıcıların %75’inin takipçi sayısı 10’un altında, %14’ünün ise takipçisi hiç yok.
  • Kullanıcıların %75’i bugüne kadar 10’dan az mesaj göndermişler.
  • Eğer bir kullanıcı bir tweet yaptıysa %64 ihtimal ile ikincisini de yapıyor, ikinciyi de yaptı ise üçüncüyü yapma ihtimali %81.
  • Twitter hesabını sadece izin verdikleri ile paylaşan (private) kullanıcı sayısı gittikce düşüyor, şu anda %10’ların altında.
  • Web ortamını çıkardığınızda tweet’lerin en çok gönderildiği ortam tweetdeck ki bu yazılım aynı zamanda mobile ortamlarda da çalışıyor.
  • Tüm kullanıcıların yaklaşık %25’i her ay en az bir tweet yapıyor.
Merak edenler için bazı medya mensuplarının twitter adresleri şöyle:

Serdar Turgut http://twitter.com/serdargut

Oray Eğin http://twitter.com/orayegin

Fatih Altaylı http://twitter.com/fatihaltayli

Ahmet Hakan http://twitter.com/ahmethc

Sevim Gözay http://twitter.com/sevimgozay

Melis Alphan http://twitter.com/melisalphan

Yiğit Karaahmet http://twitter.com/yiitk

Kanat Atkaya http://twitter.com/katkaya

Cüneyt Özdemir http://twitter.com/cuneytozdemir

Yurtsan Atakan http://twitter.com/yurtsan

14 Kasım 2008 Cuma

Biniş Kartınız artık Cep Telefonunuz oluyor

USA Today'in Mayıs 2007 tarihli haberinde cep telefonlarının biniş kartı olarak kullanılabileceği bir teknolojinin geliştirildiğinden bahsediyordu. Bu haberden 1.5 yıl sonra American Airlines Şikago O'Hare havaalanında bu uygulamayı devreye aldı. Cep Telefonunuza gönderilen biniş kartı linkini tıkladığınızda karşınıza iki boyutlu bir barkod çıkıyor. Kapıdaki görevli bunu elindeki cihaz ile okuyarak sizi uçağa alıyor. Sistemin kısıtları sadece bir kişi için olabilmesi, yani ailece seyahat ediyorsanız yine e-bilet basmanız gerekecek. Sadece Amerika içi ve aktarmasız uçuşlar için geçerli. Hem kağıt israfını engelliyor hem de ek donanım gerektirmediği için kolayca uygulanabilir. Tek koşul ekranlarınızı temiz tutun, girişteki görevliye rezil olmayın :) Kaynak

 

23 Ekim 2008 Perşembe

Griffin'den iTalk uygulaması

Griffin'in iPod ve iPhone'a yönelik cihazlarını biliyorsunuzdur sanırım. Bu uygulama ise bir uygulama, iPhone ve iTouch için hazırlanmış. Uygulama ile yaptığınız kayıtları Wi-Fi üzerinden bilgisayarınıza da aktarabiliyorsunuz. Bazı özellikleri şu şekilde:

 

·         Yüksek Kalitede Kayıt

·         Kolay Kullanım

·         Kullanıcının seçebildiği 11.025, 22.05 ve 44.10 kHz

·         Bilgisayarınızla Sync

·         Bedava!

 

Kaynak

 

22 Ekim 2008 Çarşamba

iPhone'da niye Flash desteği yok


Bu konuda çok farklı söylentiler olmasına rağmen, bence bunlar arasında en tutarlısı şu. Flash desteği çıkarsa program geliştiriciler AppStore'u kullanmaktan vazgeçebilirler ve bu da Apple'a müthiş bir kâr kaybı getirir. Bunu destekleyen en önemli husus da Adobe'un iPhone için Flash'ı hazırladığını söylemesinin üzerinden neredeyse dört ay geçmesi. Tabii önümüzdeki günlerde çıkması beklenen iPhone 2.2 belki de bu desteği sağlayacak, ancak yukarıdaki neden doğru ise sanıyorum daha bir süre Flash desteği beklenecek. Apple üzerinde baskı kurabilecek tek gelişme Google'ın çıkardığı G1'in işletim sistemi Android'in Flash desteğinin olması. Belki bu gelişme Apple'ı daha hızlı olarak Flash'ı desteklemeye mecbur edebilir.

 

Kaynak